Müge Çetin: Otomobillerin dilini Renault Toros'tan öğrenen başarılı bir kadın yönetici

İlham veren kadınlarda yeni konuğumuz Müge Çetin. 2013 yılında Borlease Otomotiv ile kurulan Bor Holding'in Yönetim Kurulu Üyesi Müge Çetin, bir kadın yönetici olarak sağlam adımlarla ilerlerken, sektöründe kadın varlığını güçlendirmek ve tabuları yıkmak için önemli bir örnek teşkil ediyor.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Merhaba ben Müge Çetin. Bor Holding Yönetim Kurulu Üyesiyim. İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği ve ardından İstanbul Teknik Üniversitesi Executive MBA mezunuyum. 2013 yılında ortağım Özgür Cem Hancan ile çıktığımız iş yolculuğumuzda bugün 6 şirket ve 450 çalışan ile büyük bir aile olmanın mutluluğunu yaşıyorum.


Oldukça genç bir yöneticisiniz ve ağırlıklı erkek egemen sektörlerde çalışıyorsunuz. Öncelikle size göre bu durumun dezavantajları ya da avantajları var mı?

Herhangi bir dezavantajı ya da avantajı olduğunu söyleyemem. Aslına bakarsanız özellikle kadınlarda otomotiv erkek işiymiş gibi bir önyargı, erkeklerde ise bu sektörlerde erkekler çalışırmış gibi bir tabu var. Fakat konu iş hayatı olunca hangi sektörde çalışırsak çalışalım işin cinsiyeti olmadığını bilmeliyiz. Araç kiralama sektörünün bir finans yönetimi ve risk yönetimi olduğunu da ayrıca eklemek isterim.


Şahsen ben bu konuda çok şanslı olduğumu düşünüyorum çünkü her şeyden önemlisi açık görüşlü ve eşitlikçi düşünen bir ortağım var. Belki de ortağım ve iş arkadaşlarımın bu eşitlikçi tutumu sebebiyle kendimi hiç “öteki” gibi hissetmedim. Hissetseydim de bunun önüne geçmek için elimden geleni yapardım.


Düşünürsek bu kadın-erkek ayrımı temelde eğitim sistemiyle alakalı. Bu yalnızca bizim ülkemizde değil tüm dünyada böyle. Fakat özellikle iş hayatındaki bu kadın-erkek ayrımını hem kadınlar hem de erkekler “bir” olarak yıkmalılar diye düşünüyorum. Ben kendi adıma bu konudaki tabuları yıkmak ve iş hayatında kadın popülasyonunu artırmak için elimden geleni yapmaya gayret ediyorum.


Tabi sizinle sohbetimizin odağında otomobil kullanmak var o halde ilk sorumuz gelsin, otomobil kullanmak sizin için ne ifade eder?

İtiraf etmek gerekirse, şehir trafiğinde araç kullanmayı sevmiyorum. Trafik sebebiyle uzayan süreler bana hayattan çalınmış zaman gibi geliyor. Bu sebeple trafikte otomobil kullanırken bir yandan eğitici birtakım içerikler dinliyorum.

Diğer yandan uzun yolda otomobil kullanmayı çok seviyorum. Mümkünse bu seyahatleri kalabalık yapmayı tercih ediyorum. Sevdiklerimle yapılan uzun yolculuklar bana çok keyifli ve anlamlı geliyor. Zira hayatın kendisinin de bir yolculuk, bir macera olduğuna inanıyorum. Ve bu yolculukla direksiyon başında olmak bana ayrı bir keyif ve mutluluk veriyor.


Ne sıklıkta otomobil kullanırsınız? Otomobil dışında başka bir motorlu araç veya bisiklet kullanır mısınız?

Her gün otomobil kullanıyorum. Bir dönem motosiklet kullandıysam da Türkiye’de motosiklet kullanıcılarının yaşadığı sorunlardan ben de nasibini almış biri olarak uzun süre devam edemedim.


Ne tip otomobil kullanmayı seversiniz?

SUV otomobilleri kullanmayı seviyorum. Benim için bir araçta konfor çok önemli, sürüşün keyifli olmasını önemli buluyorum. Mesleğim icabı pek çok otomobili test ettim. Araçlar arasındaki yol tutuş keyfinden, donanıma kadar her türlü parametre farkına dikkat ediyorum.


Otomobil kullanmayı ne zaman ve nasıl öğrendiniz? Kendinize örnek aldığınız veya size öğreten biri oldu mu?

Bu konuyla ilgili çok keyifli bir hikayem var. Sizlerle paylaşmak isterim. Her genç gibi ben de 18 yaşıma geldiğimde bir sürücü kursuna kaydoldum. Bu sırada babamdan bana otomobil kullanmayı öğretmesini istedim. Babam bir gün bana otomobil kullanmayı öğreteceğini söyleyerek, beni eğitime uygun bir alana götürdü. Kendi aracı otomatik vites bir SUV araçtı. Bana kendi aracında otomobil kullanmayı öğreteceğini düşünüyordum. Fakat eğitim alanına vardığımızda neredeyse benimle aynı yaşta bir Renault Toros'un beni beklediğini görünce çok şaşırdım. O zaman için bu durum benim için şaşkınlık verici olsa da şimdi onu çok iyi anlıyorum. Bu sayede patinaj yapmanın nasıl bir şey olduğundan, araç hararet yaptığında ne yapmak gerektiğine kadar pek çok zorlu ders almış oldum ve bu sayede direksiyon hakimiyeti konusunda da kendimi çok geliştirdiğimi düşünüyorum.


Otomobilinizde sizin için olmazsa olmaz üç şeyi bize söyler misiniz?

Otomobilimde her şeyden önce mutlaka su bulundururum ve trafikte kaldığım uzun sürelerde sıklıkla ihtiyaç duyduğum telefon şarjımı yanımdan ayırmam. Bir de bahsettiğim eğitici içerikleri dinleyebilmem için donanım olarak bluetooth olmazsa olmazımdır.


Otomobilinizin rutin kontrollerini yaptırılması zamanlarını bizzat takip eder misiniz? (Yağ değişim, lastik değişim, bakım vb.)

Bu konuda oldukça şanslı olduğumu düşünüyorum, çünkü bu gibi kontrolleri takip eden çok özverili bir ekiple çalışıyorum ve onlar bana fırsat bırakmıyorlar. Fakat yine de kullandığım otomobille aramda her zaman bir iletişim vardır. Otomobilimin göstergeleri ve uyarı lambalarını her zaman takip ederim. Gerektiğinde de hızlı aksiyonlar alabilirim.


Biraz da kiralama sektöründen konuşalım isteriz. Öncelikle içinde bulunduğumuz piyasa koşullarından kiralama sektörü ne şekilde etkilendi? Talepte bir artış oldu mu?

Pandemi etkisi ile yaşanan her türlü ekonomik ve sosyal değişiklikler elbette kiralama sektörünü de etkiledi. Ekonomik koşullar açısından bakıldığında, araç sahipliği anlamında, her ne kadar faiz oranları düşse bile krediye erişim imkanı kısıtlı kaldı. Kullanıcıların araç satın alabilmeleri için belli bir miktar kısmını tasarruflarından karşılamaları gerekti. Bunun da ötesinde satın almak için yeterli miktarda araç bulunamayınca, çip krizi sebebiyle araç arzının kısıtlı kalması ve artan döviz kuruna araç fiyatlarının yükselmesi de eklenince kullanıcılar araç almakta zorlandılar ve talep kısa orta dönem kiralamaya doğru kaydı. Bu durum hem bireysel hem de kurumsal müşteriler için aynı şekilde gelişti.


Fakat kiralama sektöründe de artan maliyetler (ücretleri, araç maliyetleri, bakım, lastik vb araç giderlerindeki artışlar) kiralama fiyatlarının artmasına yol açınca taleple arzın buluşmasında sorunlar yaşandı. Geçtiğimiz yaz sezonunda özellikle yurt dışından gelen talebin yoğun olması ve ertelenen talep sebebiyle kiralamaya olan talep artan kiralama fiyatlarına rağmen çok yoğundu.


Ocak ayı itibariyle artan enflasyon, alım gücündeki düşüş ve sezonsallık sebebiyle talepte bir nebze azalma olsa da gelirlerdeki artışa paralel olarak eğer salgın da müsaade ederse talebin tekrar canlanacağını düşünüyoruz. Yaz aylarında ise geçmiş yıldakine benzer bir talep bekliyoruz. Artan döviz kuru özellikle Avrupa pazarında ülkemize doğru bir artan talep yaratacaktır düşüncesindeyiz.


Kiralama trendlerine bakacak olursak, sektörün en yoğun olduğu zamanlar nedir?

Mayıs- Ekim bandı, özellikle yaz ayları sektörün en yoğun olduğu zamanlar. Off season'da ise sömestr ya da resmi tatillerde müşteri talebine göre araç kiralama yoğunluğu da artıyor.

Daha çok hangi tip otomobil kiralaması yapılıyor?

Kadın müşterilerimiz kiralayacak araçlarının özellikle özellikle otomatik olması konusunda daha hassaslar. Son yıllarda otomatik araçların oranı giderek arttı. Erkek müşterilerimiz de otomatik tercih ediyorlar ancak kadın müşterilerimiz hala daha yüksek oranda otomatik araç tercih ediyorlar. Araç tipi olarak bakıldığında küçük, şehir içinde kolay kullanabilecekleri araçları tercih ediyorlar. Tatile gidecekleri zaman da bagaj hacmi önemli oluyor. Kadın müşterilerimizde kiralama sektöründe nadir olan ve eğlenceli olarak tabir edebileceğimiz araçlara talep daha fazla oluyor.


Kadınların otomobil kiralama oranı nedir? Oranı artırmak için Sixt olarak yaptığınız çalışmalar var mı?

Kiralama gerçekleştiren kitlenin yaş ve cinsiyet dağılımına baktığımızda müşterilerimizin %76’lık kısmını erkekler, %24’lük kısmını ise kadınlar oluşturuyor. En çok kiralama yapılan yaş aralığımız ise 25-34. Kadın müşterilerimizin kiralama oranını artırmak adına kompakt ve kullanışlı araç alternatiflerini filomuza katmaya özen gösteriyoruz.


Kadınların model, renk, vites ve yakıt tercihleriyle ilgili neler söylemek istersiniz?

Kısa dönem kiralamada renk bir tercih olarak ortaya çıkmıyor genellikle, vites konusunda ise otomatik araç kadınlar için çok daha büyük bir tercih sebebi. Yukarıda da yazdığım gibi eğlenceli olarak adlandırabileceğimiz araç grupları (Jeep, Mini Cooper, üstü açık vb. tarzı araçlar) kadınlar tarafından daha çok aranabiliyor. Kadın müşteriler için araçların temizliği ve özellikle iç kısmındaki temizlik ve koku çok daha önemli bir hal alıyor. Araçların yaşı konusunda ise araçlarımızın kondisyonu yerinde olduğu müddetçe müşterilerimizden bir şikayet ve talep gelmiyor. Araçların iç donanımı, ekipman teknoloji ekipmanlar için de kadın müşterilerin çok hassas değil. Ama park sensörü ve geri görüş kamerası erkekler için olduğu kadar kadınlar için de önemli bir özellik.


Sixt olarak Galatasaray futbol takımına sponsorsunuz. Siz bir kadın yönetici olarak maçlara gider misiniz?

Dediğim gibi otomobiller gibi bazı spor dalları da erkeklere olduğu kadar kadınlara da hitap edebilir. Şahsen ben sadece iç saha maçlarına değil, elimden geldiğince deplasman maçlarına da büyük bir keyifle gidiyorum. Hatta fırsat buldukça yurt dışında oynanan maçlara da gidip o havayı solumayı çok keyifli buluyorum.


Bor Holding bünyesinde Magdeburger Sigorta da grup şirketleriniz arasında yer alıyor. Sigorta alanında kadınların satın alma, kullanım alışkanlıkları ve sigortalama konusundaki hassasiyetleri hakkında neler söylemek istersiniz? Örneğin sigorta yenileme zamanlarında kadınların özel bir dikkati var mıdır?

Toplumdaki kadın potansiyelini değerlendiren sektörlerden birisi de sigorta sektörüdür. Dünya çapında yapılan araştırmaya göre kadınlara yönelik sigorta pazarının 2030 yılına kadar dünyada 2 kat büyümesi öngörülüyor. Sigorta şirketleri de kadına yönelik ürünleri hayata geçirirken kadınların toplum içinde sahip olduğu rollerinden hareketle meydana gelecek riskleri asgari düzeye indirmeyi hedefliyor.


Magdeburger Sigorta ile geçtiğimiz 2021 yılında yaptığımız bir pazar araştırmasının sonuçlarına baktığımızda konut, kasko gibi sigorta ürünlerinin sahiplik oranlarında kadınlar burun farkıyla öne geçiyor diyebiliriz.


Ürün sahipliği açısından tek tek incelediğimizde özellikle kasko sigortası sahipliği konusunda kadınlar ve erkekler arasında %20’lik bir fark görüyoruz. Kasko sigortasında kadınlar %60, erkekler ise %40 oranında poliçe sahibi. Konut sigortasında kadınların oranı %58 iken erkeklerin konut ve eşya sigortaları sahiplik oranı %43 ve Deprem sigortasında ise kadınlar %53, erkeklerin oranı ise %47. Tabii ki bu oranlar değişiklik gösterebilir fakat buradan yola çıkarak kadınların evlerine ve arabalarına özen gösterdiklerini ve güvenceye almak istediklerini söylemek mümkün.